Cıva içeren dolgular mide yanması yapabilir

,

Ağız; sinir sistemi ve bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenfatik sistem ve kardiyovasküler sistemler yolu ile vücudun geri kalanına bağlıdır. Cıva amalgam dolgulardan açığa çıkabilecek zehirli cıva, ağız yolu ile mideye ulaşıp hidroklorik asit üretimine zarar verir, bu da sindirim problemlerine ve midede yanmaya yol açabilir.

Diş hekimliği, tıbbın önemli alanlarından biridir, çünkü ağız, vücudumuzun en önemli bölgelerindendir. Neden ağızınızı tıbbi bakımdan mahrum bırakasınız ki! Ağız ve vücudun geri kalanı için farklı sigorta planları bulunuyor. Düzenli diş ve ağız bakımı, kronik hastalıkların iyileştirilme sürecinin hayati bir parçası olmak zorundadır. Bu hastalıklara, bilinen tabirle zihinsel hastalıklar da dahildir. Birçok şeyden önce diş sağlığını güvence altına almak zorundasınız. Bu şekilde ilerlemek, hastanın genel iyileşme sürecine oldukça fazla fayda sağlayacaktır.

AĞIZ HER ŞEYLE BAĞLANTILIDIR
Ağızınızın, vücudunuzun geri kalan bölümü ile bağı su götürmez bir gerçektir. Herhangi bir anatomi kitabını açıp inceleyebilir, hatta daha iyisi, Visible Body gibi üç boyutlu anatomi uygulaması indirebilirsiniz. Bu tip dijital öğretici bir araç, doktorlar için önemli olduğu kadar hastalar için de önemlidir. Bunu tüm hastalara tavsiye ederim. Uygulamaya kısaca bir göz gezdirdiğinizde, ağzın diğer her şeyle olan bağını göreceksiniz. Dişleriniz üst ve alt çenelerinize etki eder. Kafatasınızın bir parçası olan çenelerinizdeki bir hizalanma problemi, alt bölümdeki iskelet yapısına etki eder. Sindirim sisteminin girişi olan ağız; sinir sistemi, bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenfatik sistem ve kardiyovasküler sistemler yolu ile vücudun geri kalanına bağlıdır. Ağız bölgesindeki herhangi bir enfeksiyon (bir kök kanalı veya diş eti hastalığı), üst taraftaki beyne ve alt taraftaki kalbe fazlasıyla yakın olup, sinir sisteminde veya kalpte doğacak problemlerin risklerini artırmakta, hatta kalp krizi riskini oluşturmaktadır. Cıva amalgam dolgulardan açığa çıkabilecek zehirli civa, ağız yolu ile mideye ulaşıp hidroklorik asit üretimine zarar verir ve sindirim problemleri doğurur. Açığa çıkıp solunan civa buharı ise ciğerlere ulaşır. Visible Body’deki 3 boyutlu görsele daha yakından bakarsanız, baş, boyun ve göğüs bölgesindeki yapıların ne kadar ilişkili olduğunu görürsünüz. Ağız-vücut bağlantısı derken işte bunu kastederiz. Her bir dişten çıkan sinir, çeneyi tırmanarak, çenenin kulakla buluştuğu yerde büyük bir sinir ağına ulaşır. Bu sinir ağı, beyne ve aynı zamanda omuriliğe, oradan da vücudun geri kalanına, boyun, omuzlar ve göğüse uzanan sinirler otoyoluna bağlanır. Damar ve arterler, ağzı; üstündeki beye ve altındaki boyun, akciğerler ve kalbe bağlar. Lenfatik sistem ağızdan aşağı, boyun, göğüs ve memelere uzanır. Zararlı (patojenik) bakteriler ve toksinler, bu yol ile lenf bezlerine ulaşabilirler.

DİŞTEN TÜM VÜCUDA YAYILIYOR
Ağız, aynı zamanda endokrin sistemine de yakından bağlıdır. Çok hassas olan tiroid bezi, hemen ağzın altında konumlanmıştır. Hipofiz ve epifiz bezleri de beyne yakın olacak şekilde, sinüslerin arka üst bölümündedir. Tiroid hücre metabolizmasını, vücut ağırlığını, saç uzamasını ve vücut sıcaklığını kontrol eder. Hipofiz bezi, tüm diğer endokrin bezlerini kontrol eder. Epifiz bezi ise ruh halini ve uykuyu düzenleyen serotonin ve melatonin hormonlarını üretir. Yıllar sonra dolgularınızdan salınıp ağız içi boşluğunuzda veya sinüslerinizde biriken civa buharının boğazınızda bulunan tiroid bezinize etki edemeyeceğini mi düşünüyorsunuz? Peki ya lenf veya kan dolaşımınıza sayısız zararlı bakteri kolonisi saçan, enfeksiyonlu bir kök kanalı hakkında ne düşünürsünüz? En basit seviyede anatomi bilgisine sahip biri için bile cevaplar açıktır. Bu yazımda, tüm okuyuculara iyi diş hekimliği uygulamalarının tüm vücut sağlığına nasıl etki ettiğine dair bazı örnekler de verip ağız-vücut bağlantısını herkesin tam anlamıyla anlamasını istiyorum.

MİLYONLARCA KİŞİDE VAR
Cıva kullanmayan diş hekimleri, cıvanın mideye girmesi sonrasında mide asidinin zayıfladığını Operatör Dr. Hal Huggins’in çığır açan çalışmalarından ötürü bilmektedir. Cıva klorür, mide iç dokusuna zarar verir ve hidroklorik asit üretimini engeller. Güçlü mide asidi, sadece yediğimiz yiyecekleri sindirilebilir parçalara ayırmaya yaramakla kalmaz; aynı zamanda yiyecekte bulunan parazit, amip veya kötü huylu bakterileri öldürerek bunların bağırsaklara ulaşmasını engeller. Öte yandan zayıf mide asidi, zararlı bakteri, parazit ve amiplerin vücuda nüfuz etmesine ve bağışıklık sisteminizle mücadele etmesine sebep olur. Cıva, böbrekler için de fazlasıyla zehirleyicidir. Sindirim problemi; tam anlamıyla yediğiniz yemeği sindirmede problem yaşamanıza, yani yemeği sindiremediğiniz anlamına gelir. Zayıf mide asidi; sindirim problemine, sindirim problemi ise midede yanmaya neden olur. Milyonlarca insanın dişlerinde cıva amalgam dolgu vardır ve aynı şekilde milyonlarca sindirim problemi ve midede yanma şikayeti bildirilmektedir. Bu hastalar, rahatlamak için gelişigüzel antiasit satın almaktadır. Halbuki eğer sindirim problemine düşük hidroklorik asit sebep oluyorsa, bu tip anti-asitler durumu daha da kötüye götürebilir. Bu durumun sonucu olarak dişler dökülmeye, kemikler ise zayıflamaya ve kırılmaya başlar. Diş çürüğü ve bağırsakta yanma şikayeti ile gelen bir hastanın cıva yoğunluğu sebebi ile sindirim problemi, asidoz ve mineral eksikliği olup olmadığı teşhis edilmelidir; ancak buna göre bir tedavi izlenerek başarılı olunur.

Kaynak: Sabah 04.03.2019 www.sabah.com.tr