Lupus (SLE) hastalığı nedir? Lupus (SLE) hastalığı belirtileri nelerdir?

,

Halk arasında kelebek hastalığı olarak bilinen Lupus (SLE) hastalığı nedir? Bağışıklık sistemi normal dışı işlevlerde çalışması olarak dikkat çeken hastalığın belirtileri dikkat çekiyor. Özellikle küçük yaştaki çocuklarda rastlanan hastalığın bulguları ciddi rahatsızlıklara sebep olabiliyor. On binlerce vatandaş ‘’ Lupus (SLE) hastalığı nedir? Lupus (SLE) hastalığı belirtileri nelerdir?’’ sorularına yanıt arıyor. Bu hastalığa yakalanan kişilerde bağışıklık sistemini sakinleştirmek ve vücuttaki lupus miktarını en aza indirmek için başka tedaviler verilebilir. İşte merak edilen tüm detaylar…

Kelebek hastalığı (Lupus) ya da tam adıyla Sistemik Lupus Eritematozus vücutta pek çok organı birden tutan romatizmal bir hastalıktır. Hastalığın sebebi tam olarak bilinmemektir. Vatandaşlar bu bağlamda ” Lupus (SLE) hastalığı nedir? Lupus (SLE) hastalığı belirtileri nelerdir? Sorularına Google arama motorundan arama yapmaya devam ediyor. Özellikle burun sırtından yanaklara doğru uzanan, sıklıkla güneşe maruz kalınması sonrası ortaya çıkan, üzerinde sivilce içermeyen ve iyileşince hafif deri koyuluğu dışında iz bırakmayan kızarıklık SLE vakalarında karşılaştığımız olgulardır.

LUPUS HASTALIĞI NEDİR?

SLE hastalığı sebebi bilinmeyen cilt, eklem, böbrek ve kalp zarı gibi birçok doku ve organ iltahabı gibi bulgularla tanımlanır. Vücudun değişik organlarını etkileyen bir hastalık olarak belirlenmiştir.

LUPUS (SLE) BELİRTİLERİ NELERDİR?

Lupus hastalığının belirtileri şöyle sıralanabilir: Bağışıklık sistemi normal dışı işlevlerde bulunarak kendi dokularına karşı savaş vermeye başlar.

Özellikle burun sırtından yanaklara doğru uzanan, sıklıkla güneşe maruz kalınması sonrası ortaya çıkan, üzerinde sivilce içermeyen ve iyileşince hafif deri koyuluğu dışında iz bırakmayan kızarıklık SLE vakalarında karşılaştığımız olgulardır. Bu lezyon kelebek kanadını andırdığı için SLE, Kelebek hastalığı olarak da adlandırılır.

Kelebek hastası kadınlar için gebelik yüksek risk taşıyor. Dolayısıyla bu hastaların doğum kontrolü de büyük önem kazanıyor.

Doğum kontrolünde uygulanan bazı yöntemler ise güvenilir bulunmuyor. Bariyer metodu, mekanik problemler (delinme, yırtılma gibi) nedeniyle güvenilir değil. Hormonlu ya da bakırlı rahim içi araçlar, aralıklı takipte olmak kaydıyla güvenle kullanılabiliyor.

Doğum kontrol hapları eskiden çok sakıncalı kabul edilse de yapılan yeni dönem çalışmalarda bazı özel durumlar haricinde kullanılabileceği belirtiliyor.

Aktif nefrit, antifosfolipit antikorları pozitif olan ve sigara içenlerin ise östrojen içeren preparatlardan kaçınması önem taşıyor.

Kaynak: Sabah 22.07.2019  www.sabah.com.tr