Sağlıklı diye tükettiğimiz bu besinler tiroid hormonunu bozuyor!

,

Tiroid bezinin sağlıklı olması vücudumuzdaki sistemlerin doğru çalışması için çok önemli. Birçok olumsuzluğun yanı sıra alınan aşırı kilo alımının da sorumlusu tiroid bezi olabilir Endokrin yani iç salgı bezlerinde hasara bağlı oluşan hastalıklar, tüm dünyada sıklıkla karşılaşılan hastalık grubunu oluşturuyor. Bu grubun başını diyabet çekiyor olsa da özellikle tiroid hastalıkları da önemli bir yer tutuyor. Ülkemizde her 100 kişiden 40’ında tiroid sorunu, 30’unda guatr görülmekte. Ayrıca sağlık verilerine göre yetersiz tiroit hormonu üretiminden kaynaklanan, kilo kaybını zorlaştıran başlıca hastalıklardan olan hipotiroidinin sıklığı yüzde 5 gibi görünmesine rağmen toplumun yarısından fazlasına tanı konmadığı tahmin ediliyor. Peki tiroid bezini bozan besinler neler? Hipotiroid hastalığına sebep olan besinler hangileri? Tiroid hormonu vücutta neleri düzenler? Tiroidin az çalışması ya da tiroidin fazla çalışması neye sebep olur? İşte tüm bu soruların cevabını Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez sizler için cevapladı…

Bu kadar yaygın bir hastalık grubu olmasına rağmen tiroidle ilintili hastalıkların tanısı kolay konmaz. Çünkü tiroid hastalıklarında karşılaşılan şikayetler çoğu zaman bahar yorgunluğu, mevsim değişikliği denilerek geçiştirilir. Cilt kuruluğu, deri döküntüleri, saçlarda kuruluk ve saçın kalitesinde bozukluk, sinirlilik, çabuk yorulma gibi semptomlar genellikle tiroid hastalığının göstergesidir. Bunun yanında yaşlanma süreci tiroid fonksiyonunu etkileyen faktörlerdendir. Yaşla birlikte hipotiroidi görülme sıklığı artar. Ek olarak ilaçlar, enfeksiyon, sigara, stres gibi çevresel etmenler de tiroid hastalıklarının oluşumunu tetikler. Tiroid bezi boynumuzda Adem elması çıkıntısının hemen altında bulunan küçük, kelebek şeklinde bir bezdir. Ağırlığı 30 gramdan az olsa da vücuttaki her dokuyu ve hücreyi etkileyen hormonlar üretir.

METABOLİK SÜREÇLERİN SORUMLUSU
Tiroid zihinsel fonksiyon için çok büyük önem taşır, anne karnında ve doğumdan sonraki ilk birkaç yılda beynin büyüme ve gelişimini sağlar. Tiroid bezi organizmada büyüme ve gelişme, bilişsel işlevler, vücut ısısı, kalp atım hızı, karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasının düzenlenmesi gibi birçok süreci kontrol eder. Tiroid hormonları glikozun yani şekerin hücreler tarafından tutulmasını artırır ve pankreastan insülin salınımını uyarır böylece kanda şekerin yükselmesini önler. Bunun yanında bu hormonlar kemiklerin büyüme ve olgunlaşmasında görev alır, tiroid bezinden üretilen kalsitonin hormonu kandan kemiğe kalsiyumun taşınmasını sağlayarak bu etkinliği daha da artırır. Tüm bunlara bakıldığında tiroid bezinin vücutta çok geniş bir etkiye sahip olduğu söylenebilir.

YAVAŞ ÇALIŞIRSA KİLO KAYBI ZORLAŞIR
Tiroid bezinden üretilen hormonlar özellikle kilo üzerinde çok etkindir. Tiroid hormonları vücutta depo yağların yakımını desteklerken, protein döngüsünde görevli enzimlerin yapımında rol oynar. Bu hormonlar ayrıca vücudumuzdaki enerji birimleri diyebileceğimiz mitokondrilerin sayı, hacim ve aktivitesini artırarak hücresel metabolik aktiviteyi hızlandırır. Bunun yanında mitokondrinin iç yüzeyindeki ana solunum zincirindeki enzim aktivitelerini artırmada da rol oynayarak vücutta enerji kullanımı ve ısı üretimini destekler.

Hipertiroidi hastalarında metabolizma hızı iki katına kadar yükselir, tam tersi eğer ki vücut tiroid hormonunu hiç üretemezse metabolizma yarı yarıya yavaşlar bu da kilo kaybını ciddi düzeyde zora sokar.

İYOT TÜKETİMİ ÖNEM TAŞIYOR
Hipotiroide sahip olan bireyler; motor fonksiyon bozukluğu, demans, depresyon, dikkat ve soyut düşünme bozuklukları gibi istenmeyen etkilerle karşılaşabilir. Bu nedenle iyot tüketimi hipotiroidizm hastaları için önemlidir. Bu hastaların beslenmelerinde iyot kaynaklarına yer vermeleri gerekir. İyotun en iyi kaynakları deniz ürünleri ve iyotlu tuzdur. Patates, süt, yağsız hindi eti, yumurtada da az miktarda da olsa iyot bulunmaktadır.

Hashimato ve hipertiroidi hastalarında ise iyot önerileri tam tersine döner. Hashimato hastalarında iyot otoimmun bir alevlenmeye neden olur. Bu nedenle bu hastalarda deiyonidize tuz önerilmeli, iyot içeren besinler kısıtlanmalıdır.

GLUTENDEN KAÇINMALI
Hipotiroid vakalarının yarısından fazlası Hashimato tiroidine bağlı oluşmaktadır. Bu hastalarda güçsüzlük, tüm vücutta ödem, unutkanlık, mental fonksiyonlarda azalma, depresyon, kuru, sert ve çabuk dökülen saçlar, bazal metabolizmada azalma, soğuğa duyarlılık, cilt kuruluğu, kilo kazanımı, ses kısıklığı, kabızlık şikayetleri gözlenir. Hipotiroidinin hem önlenmesinde hem de tedavisinde beslenme anahtar rol oynar. Bilimsel bir raporda hipotiroidi tanısı almış yetişkin bir bireyde üç aylık glutensiz diyet uygulamasının şişlik, kabızlık gibi bağırsak problemlerinin azaldığı ve tiroid işlevinde önemli klinik düzelmeler gözlemlenmiş, hatta glutensiz diyet uygulamasının başlangıcından altı ay sonra tiroid ilaçları bırakılmıştır. Eğer hipotiroidi hastası iseniz diyette arpa, yulaf, çavdar tahıllarından yapılan un, ekmek, makarna, bulgur, şehriye, erişte yerine ağırlıklı olarak bu besinlerin glutensiz olanları, amarant, kinoa, keten tohumu, siyah pirinç gibi tahılları tüketmeniz gerekir.

TURPGİLLERİN TÜKETİMİNE DİKKAT
Guatrojenik olarak isimlendirilen besinlerdeki guatrin bileşiği iyot yetersizliği durumunda tiroid hormon üretiminde görevli tiroid peroksidaz enziminin çalışmasını bozarak tiroid hormonlarının üretimini engeller ve tiroid bezlerinin büyümesine neden olabilir. Guatrojenik besinler brokoli, turp, beyaz lahana, kara lahana, Brüksel lahanası, şalgam, karnabahar, marul, hardal tohumu gibi besinlerdir. Hipotiroid hastalarının bu besinleri çiğ olarak tüketmemeleri ve diyetlerinde sınırlandırmaları önerilir. Bunun yanında soya fasulyesindeki izoflavon, genistein ve daidzein iyot alımı sınırlı olduğunda guatrojenik özelliklere sahiptir.

DEMİR VE SELENYUM
Selenyum minerali tiroid hormonlarının metabolizmasında yer alan önemli bileşenlerdendir. Selenyum eksikliğinde kanda T4 ve TSH hormonu yükselir, T3 hormonu düşer. İyot ve selenyum eksikliği birlikte görülürse hastalığın şiddeti daha da artar. Balık, karides, dana karaciğeri, hindi, dana eti, mercimek, mantar, susam, ceviz, ayçekirdeği ile tam tahıllar selenyum kaynağıdır. Yapılan güncel çalışmalar düşük tiroid fonksiyonunun kanda demir düzeyinin düşüklüğüne veya anemiye bağlı gelişebileceğini göstermektedir.

SAĞLIKLI YAĞLARI TERCİH EDİN
Hipotiroidide kolesterol ve kan yağları artar, karaciğer yağlanmasına sıklıkla rastlanır. Hipotiroid hastaları zeytinyağı, kanola gibi sağlıklı bitkisel yağları ön plana çıkarmalı, günde en az beş porsiyon sebze ve meyve tüketmeli; tereyağı, kuyruk yağı, sakatatlar, kaymak, krema, yağlı et kullanmamalı.

EGZERSİZİ UNUTMAYIN
Hem metabolizmanın hızlanması ve fazla kilolardan kurtulmanıza destek olması için hem tiroid hormonuna karşı doku duyarlılığının artması ve kas artışı için egzersizi hayatınızdan çıkarmamalısınız. Bunun yanında stres de tiroid sağlığımızı etkileyen önemli çevresel etmenlerden birisi olduğundan sosyal hayatı güçlendirmek ve motive edici etkinliklere katılmak, stresle baş etme yöntemlerinizi geliştirmenin hastalığın önlenmesinde çok önemli bir etken olduğunu unutmayın derim.

TİROİD HASTALIKLARINDA TEDAVİ NASILDIR?
Tiroid hastalığının tedavisinde, özellikle D vitamini, çinko, iyot, demir, selenyum gibi mikro besin öğelerinin değerlendirilmesi, eksikliklerin giderilmesi ve bireye uygun beslenme tedavisinin sağlanması temeldir. Bunun yanında ilaç tedavisi, radyoaktif iyot ve cerrahi yöntemler uygulanabilir. Bu hormonların yetersiz salgılanması hipotirodi ile beraber şişmanlığa; fazla salgılanması da hipertroidizmle gelişen aşırı kilo kaybına neden olabilir. Bunun yanında obez bireylerde kilo kaybıyla birlikte ideal kiloya ulaşmak da tiroid hormon seviyelerinin normal aralıkta olmasını sağlayabilir.

DÜŞÜK KALORİLİ DİYETTEN KAÇININ
Fazla kilolu bireylerde kilo kaybı tiroid tedavisinde yararlı olsa da bu kilo kaybının açlık veya aşırı kısıtlı diyetlerle sağlanması tam tersine olumsuz bir etki oluşturabilir. Çünkü uzun süreli açlığı savunan ya da çok düşük kalori ve çok az miktarda karbonhidrat içeren diyetler hipotalamus-tiroid arasındaki iletişimi bozarak tiroid hormon aktivitesinin önemli ölçüde azalmasına neden olur.

Kaynak: Sabah 02.09.2019  www.sabah.com.tr