METAFİZİKSEL VE FENOMENTAL YARGILAR

 

Duygularımızı , algılarımızı aşan doğaüstü konuları inceleyebildiğimiz yeri , metafizik felsefe alanı iken, somut , algılanabilir ve deneylenebilir olaylar , fenomentoloji alanına giren konulardır.
Metafizik , “fizik ötesi” anlamına gelen bir bilim alanıdır. Metafizik sözcüğü ilk olarak M.Ö. I. yüzyılda Rodoslu Androkinos tarafından ortaya atılmıştır. Androkinos’un Aristotales’in (M.Ö. 322-384) eserleri bir araya getirme gayreti sonucunda , Aristotales’in fizik ötesinde incelediği konular , metafiziğin konuları olarak kabul edilmiştir. Aristotales’e göre doğa dahil , felsefenin bütün alanları kendi metafiziğine dayanır.
Aristotales’in tanımı ile Tanrı “düşünmenin düşüncesidir.” Metafizik kavramı Antikçağ’da ve Ortaçağ’da kilisenin etkisiyle etkinleşmiş , ancak Rönesans ve Aydınlanma – düşüncesinin gelişmesi ile metafizik felsefenin gerekliliği sorgulanmaya başlanmıştır. Immanuel Kant (1724-1804) eleştirel felsefenin babası olarak anılır, metafizik bilim dalında da ün yapmış bir filozoftur. Kant’a göre deneye dayanmayan metafizik yazılarının hepsi doğuştandır ve bu nedenle metafizik alanında “bilimsel bilgi”olanaklı değildir. Ancak Kant metafizik yargılarını ikiye ayırır , bunlar “analitik yargılar” ve “sentetik yargılar”dır. Analitik yargılar “aydınlatan” yargılar ve sentetik yargılarda bilgimizi “genişleten” ve “çoğaltan” yargılardır. Bu bağlamda Kant , gerçek bilgilere ulaşmak , yalnız kavram bilimselliği ile değil sentetik yargılama yoluyla da yapılabilir ifadesini kullanır. Fenomentoloji felsefesine göre nesne, öznenin dış dünya ile girdiği ilişkiler neticesinde duyu organları ile algıladığı bir deney verisidir.
Neden – sonuç ilişkisi içinde ele alınan doğa kanunları belirli bir takım koşullar içinde elde edilen sonuçlar neticesinde bir kesinlik değeri taşır. Neden-Sonuç anlamı iki bölümde ifade kazanır. Birinci bölüm sebep, ikinci bölüm ise sonuç bildirir.
Bu tür ilişkilerde eylemin hangi nedenlerle meydana geldiği önemlidir. Bir anlamda , fenomentoloji bazı metafizik olaylarının gerçeklik tezini destekleyen bir bilim dalıdır. Tekrarlarsak fenomen , somut ,algılanabilir ve denenebilir olaylar ve nesnelerdir. 13. yüzyıl skolostik filozof ve ilahiyatçısı Thomas Aquinas sonlu ve algılanabilir varlıkların sebepsel nedenle incelenmesi yoluyla Tanrının tanımlanabileceğini ileri sürmüştür.
Bu bağlamda fenomentoloji yaklaşımı metafizik kavramını desteklemekten uzaktır. Ve bu nedenle Tanrı’nın varlığı fenomenal değil sadece metafiziksel bir olgudur. Tanrı’yı göremeyiz , ona dokunamayız onu deneyleyemeyiz, Tanrı doğaüstü bir cevherdir.
Tanrı ne surette olduğunu insanoğluna göstermek istememektedir. Kanımca da doğrusu da budur. Kitabın ilerleyen bölümlerinde Tanrının kozmik evrensel yasalarına ayrıntılı olarak yer vereceğiz. Ve bu yasaların fenomen niteliğinde olan boyutlarını hipotez anlamındaki bir bilimsellikle ifade ederek , Tanrı’nın varlığının da , metafiziksel bir fenomen olduğunu neden-sonuç ilişkisi içinde sonuçlandırabiliriz.
Tıpkı şu neden-sonuç cümlesinin ifadesi gibi. Tanrının kozmik evrensel yasalarının prensipleri somut algılanabilir ve denenebilir olaylardır bu nedenle Tanrı vardır.

 

HABERLER

< >
  • 'Genler hangi kansere yakalanma riski olduğunu söyleyecek'

    Kanser Genetiği Uzmanı Prof. Dr. Hülya Yazıcı, günümüzde 100-150 genin meme kanserinde etkin rol oynadığının bilindiğini ifade etti.Kanser Genetiği Uzmanı Prof. Dr. Hülya Yazıcı, günümüzde 100-150 genin meme kanserinde etkin rol oynadığının bilindiğini ifade ederek, "Bundan 5-10 yıl sonra kişisel genom konfigürasyonumuza göre ...
    HT:17.10.2017 trthaber.com

    Devamını Oku

  • Uzun süre hareketsizlik hastalıklara davetiye çıkarıyor

    Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, uzun süre hareketsiz kalmanın tromboz ve birçok hastalığın meydana gelmesine yol açtığına dikkat çekti.Türk Hematoloji Derneği (THD) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, uzun süre hareketsiz kalmanın tromboz nedeni olduğuna ve ...
    HT:17.10.2017 trthaber.com

    Devamını Oku

  • Meme kanserinden ölüm oranı erkeklerde daha yüksek

    EÜ Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama Merkezinin bilimsel araştırmasına göre, meme kanseri olduğunu ileri yaşlarda fark eden erkeklerde kadınlara göre ölüm oranı daha fazla.Kadınların meme kanserini büyük oranda 40, erkeklerin ise 60 yaşından sonra fark ettiği, bu nedenle erkeklerde ölüm oranlarının kadınlara göre daha yüksek...
    HT:17.10.2017 trthaber.com

    Devamını Oku

tüm haberler

 
hile full hd film izle film izlebordo bereliler suriye izle film izle deli aşk izle elimiz mahkum yerli film izle">yerli film izle aksiyon filmleri komedi filmleri