Yazgı Değişen Kader

 

Evet, biz kimiz ve neyin peşinden koşuyoruz? Bu sözleri söyleyen Aulus Persius Flaccus, (M.Ö. 34 – M.Ö. 62) Romalı Satirik bir şairdir. Kendisi, Stoa felsefesine bağlı ekolün bir temsilcisi idi. Stoa felsefesine göre; düşünenler hariç, bütün insanlar köleydi ve Persius'a göre de; çoğu kişi yaşamı bilmeden yaşamaktaydı. Kitabımızın konusu Persius'un ana felsefesi ile âdeta bütünleşiyor. Cevaplandırmamız gereken can alıcı sual şudur; yaşamı bilerek mi, yoksa bilmeyerek mi yaşıyoruz?

Yoksa bizler de balıklar gibi miyiz? Onlar denizin ne olduğunu, biz ise yaşamın ne olduğunu bilmiyoruz! Persius'un yaşam konusunda 21 asır önce ifade ettiği güzel, etkileyici ve düşündürücü sözler, şairin biz kimiz sualine adeta cevap niteliğinde. Persius şöyle diyor;

- Sağlıklı olmak ve yaşamak, işte benim bütün bilgim.
- Kimse kendi içine girmeye çalışmaz.
- Kırdım diyorsun zincirlerimi, evet köpek de çeker koparır zincirlerini, kaçar o da uzaklara ama halkalarını boynunda taşıyarak.

Kendi içimize girmeye çalışıyor muyuz? Yaşam zincirlerimizi kırmak istiyor muyuz? Kendi düşlerimizde yarattığımız sanal halkalarla mı yaşıyoruz? Yoksa Persius'un dediği gibi tüm yaşamımız sağlıklı olmak ve yaşamaktan mı ibaret, bütün bildiğimiz bu mu? Bu sualler belki sıkıcı gelebilir, ama bu sualleri sormazsak gerçekleri nasıl yakalayabilir, kaderimizi nasıl yazgıya dönüştürebiliriz ki? Başarmak çabası veya heyecanı içinde olduğumuz konu, kader ve yazgı kavramlarını irdeleyen bilimsel birikime katkıda bulunmaktadır. Amacımız, bilimsel olarak "mutlak kader"in ötesinde, "değişken kader"in varlığını, inanç ve bilgi anlamında, ifade etme gayretidir. Kader kavramının, farklı din ve felsefi alanlarını inceleyerek ve bilgi anlamında kuantum felsefesinin mucizevi açılımını sentezleyerek, yazgı olarak adlandırdığımız değişken kadere anlaşılabilir, mümkün olduğunca kabul edilebilir ve gerçekleştirilebilir bir anlam açıklığı getirebilmek amacı ile bu yolculuğa çıkmış bulunuyoruz. Bu yolculuğumuzun sonunda ulaşmak istediğimiz hedef, kişinin arzuladığı "niyet" veya "gelişim düzeyi"ne ulaşarak, yazgı çizgisini yakalaması ve bu yazgıyı düşünce gücü ile gerçeğe dönüştürebilmesidir.

Bu kitapta;

- Biz kimiz?
- Kader nedir? Yazgı nedir?
- Neden buradayız?
- Kendimizi tanıyor muyuz?
- Kaderi yazgıya dönüştürebilir miyiz?

gibi suallerin cevaplarını beraberce ve bazı bilimsel sentezlerle bulmaya çalışacağız. Amacımız değişmeyen kaderden, herkesin kendi için arzuladığı değişken kaderin yazgıya giden yolunda, yeni açılımlara, birlikte hoş bir yolculuk yapmak. Yapmak istediğimizi özümsemek için yazgı yolumuzun amacını ve sistematiğini iki ayrı şema ile şekillendirdik. Birincisi "Kaderi Yazgıya Dönüştürmenin Yol Haritası" (Bkz 51), diğeri ise "Yazgıyı Düşünce Gücü İle Gerçeğe Dönüştürmek" tir. (Bkz 229) Umarız bu yol haritalarını kullanarak, kendinizi geçmişin pişmanlıklarından, halen yaşadığınız korkulardan ve geleceğin kaygılarından soyutlayarak, size verilen kaderi arzuladığınız yazgıya dönüştürebilirsiniz.

HABERLER

< >
  • Çocuklarda karın ağrısını hafife almayın

    Çocuklarda sık görülen rahatsızlıklardan biri olan karın ağrılarının çoğu önemli olmayan sağlık sorunlarına bağlıdır.Ancak uzun süren ve tekrarlayan ağrılar araştırma ve tedavi gerektiren hastalıkların habercisi olabilir. Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu “Acil durumlar dışında 3 aydan uzun süren ve çocuğun günlük yaşantısını etkileyen ağrı kronik karın ağrısı ...
    HT:19.06.2017 trthaber.com

    Devamını Oku

  • Hazır gıdalar unutkanlığa neden olur mu?

    Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı unutkanlık konusunda ilgi çekici açıklamalar yaptı.Dikkat dağınıklığı şehir hayatının vazgeçilmez bir parçası oldu. Herkes unutkanlıktan yakınarak “alzheimer oldum!” endişesi ile nörologlara koşuyor. Oysaki gerçek böyle değil. Şehir insanını kuşatan zor koşullar, yazılı ve görsel basının devamlı
    HT:19.06.2017 trthaber.com

    Devamını Oku

  • Teknoloji el hastalıklarını artırdı

    Ellerimiz, teknolojik aletlerin uzun süreli kullanımına, bir de yanlış pozisyonda kullanmanın yol açtığı yıpranma eklendiğinde son yıllarda daha fazla risk altında.Gün içerisinde yeterince yorulan ellerimiz, teknolojik aletlerin uzun süreli kullanımına, bir de yanlış pozisyonda kullanmanın yol açtığı yıpranma eklendiğinde son yıllarda daha fazla risk..
    HT:19.06.2017 trthaber.com

    Devamını Oku

tüm haberler

 
kafa topu film izle 2017 cs go crosshair eskişehir escort eskişehir jigolo sex hikaye seks hikayeleri
escort bayan
escort bayan
çeşme escort
kemer escort

çorlu escort