DURDURUN DÜNYAYI, İNECEK VAR

 

Hepimizin amacı, bu dünyadaki sayılı günlerimizi huzur ve mutluluk içinde geçirirken, içinde bulunduğumuz topluma da, karınca kararınca, bir katkıda bulunabilmek olmalı.
Bilimsel anlamda öbür dünya ile ilgili bilgimiz sınırlı.
Diğer taraftaki cenneti veya cehennemi görüp de, dünyamıza geri dönen de yok.
Bildiğimiz bir şey varsa, o da, insanın yaşadığı bu dünyayı ister cennet, ister cehennem haline getirmesinin kendi elinde olduğu gerçeğidir.
Kişisel dünyamız, aklımızın rüzgârlarına açık olduğundan, gerçek dünyadan sanki daha hızlı dönüyor.
Ve zaman zaman geçmişe ve bugüne baktığımızda, yaşamın, o yorgun senelerin bu kadar çabuk geçmesine anlam veremiyoruz.
Gördüğümüz şey, uğruna neredeyse hayatımızı geçirdiğimiz bin bir gaile, üzüntü, heyecan, kuruntu, yorgunluk, stres arasında, önümüzde fazla bir ömrün kalmadığı.
İşte bunu fark ettiğiniz an, ne yapsanız nafile.
Onun için kader ve şans teranelerine pabuç bırakmadan, avazınız çıktığı kadar haykırın.
"Durdurun dünyayı, inecek var"
Tabii durdurulacak dünya, gerçek dünya değil.
Onu durdurmak zaten mümkün değil.
Ama aklınızın rüzgârları ile havadaki fırıldak gibi dönen o iç dünyanızı durdurmak sizin elinizde.
Yaşamı içinize sindire sindire yaşayamamanız, kendi dünyanızın, gerçek dünyaya uyum sağlayamamasından kaynaklanıyor olabilir. Niye uyum sağlayamıyoruz? Bu, Amerikalıların dediği gibi 64 milyon dolarlık bir sual.
Bu soruya bir yanıt bulabilmek için; etrafınızı, doğanın güzelliklerini, İlahi Kuvvet’in yarattığı insanları birer birer inceleyin.
Boşaltın kafanızın içindekileri.
Tabiata, bir ressamın duyduğu, hissettiği, gördüğü; renk, ışık ve denge aşkıyla bakın.
İnsanları, bir sosyolog, bir psikolog gözüyle değerlendirin.
Ve ‘Yaşam nedir?’, ‘Huzur nedir?’, ‘Mutluluk nedir?’ diye sorun kendinize.
Başkalarına sorun.
Yaşam, huzur, mutluluk ve sevgi ile ilgili ilham verici kitaplar okuyun.
Düşünün, düşünün... Sonunda büyük bir olasılıkla, bütün kalbinizle kucaklayacağınız ve önünüzdeki yaşam için, size daima doğru yolu gösterecek yaşamın aforizmal gerçeğini yakalayacaksınız.
Bu an’ı yakaladığınızda, iç dünyanız ile dış dünyanız denge ve uyum içinde olacaktır.
Zaman zaman içinizdeki dengeyi kaybedip, kendinizi huzursuz, mutsuz hissediyor, yaşamdan pek tat tuz alamıyorsanız, yine durdurun dünyanızı.
Kafanızı tekrar boşaltın ve başta söylediğimiz şeyleri sistematik şekilde tekrarlayın.
Yaşam ve mutluluk tanımlarınızı bir daha gözden geçirin.
Gerekirse bu tanımların içeriğini güncelleyin, değiştirin.
Sonra yine yolunuza devam edin.
Strese karşı değişik karşı koyma yöntemlerinin varlığını keşfedin.
Stres hepimizin hem acımasız hem de önemli bir günlük derdi.
Stresi önlemenin tek doğru yolu, kafanızı boşaltıp aklınızı oto-telkin yoluyla kontrol altına alabilmek.
Çeşitli yöntemlerin, meditasyon türü önlemlerin başlangıç noktası hep bu. Aslında stresi yaratan, tabii ki kendi iç dünyamız.
İç dünyamızın gerçek dış dünyamıza uyum sağlayamaması stresin temel kaynağı.
Tek başımıza, stresli dünyamızı ödün vermeden huzura dönüştürebilecek güce sahip değiliz.
Ve onu değiştirme gereğine inandığımız da bedeli ne ise onu ödemeyi peşinen kabulleneceğiz.
Ancak huzurun ne anlama geldiğini hep hatırlayacağız.

Huzur,
Hiçbir gürültünün, üzüntünün, sıkıntının
Bulunmadığı yer değildir.
Huzur,
Bütün bunların içinde bile yüreğinde sükun bulabilmektir.
 



Özer Uçuran Çiller

 

HABERLER

< >
  • 'Genler hangi kansere yakalanma riski olduğunu söyleyecek'

    Kanser Genetiği Uzmanı Prof. Dr. Hülya Yazıcı, günümüzde 100-150 genin meme kanserinde etkin rol oynadığının bilindiğini ifade etti.Kanser Genetiği Uzmanı Prof. Dr. Hülya Yazıcı, günümüzde 100-150 genin meme kanserinde etkin rol oynadığının bilindiğini ifade ederek, "Bundan 5-10 yıl sonra kişisel genom konfigürasyonumuza göre ...
    HT:17.10.2017 trthaber.com

    Devamını Oku

  • Uzun süre hareketsizlik hastalıklara davetiye çıkarıyor

    Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, uzun süre hareketsiz kalmanın tromboz ve birçok hastalığın meydana gelmesine yol açtığına dikkat çekti.Türk Hematoloji Derneği (THD) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, uzun süre hareketsiz kalmanın tromboz nedeni olduğuna ve ...
    HT:17.10.2017 trthaber.com

    Devamını Oku

  • Meme kanserinden ölüm oranı erkeklerde daha yüksek

    EÜ Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama Merkezinin bilimsel araştırmasına göre, meme kanseri olduğunu ileri yaşlarda fark eden erkeklerde kadınlara göre ölüm oranı daha fazla.Kadınların meme kanserini büyük oranda 40, erkeklerin ise 60 yaşından sonra fark ettiği, bu nedenle erkeklerde ölüm oranlarının kadınlara göre daha yüksek...
    HT:17.10.2017 trthaber.com

    Devamını Oku

tüm haberler

 
hile full hd film izle film izlebordo bereliler suriye izle film izle deli aşk izle elimiz mahkum yerli film izle">yerli film izle aksiyon filmleri komedi filmleri