Her kanat denizi asamaz. Mevlâna, Mesnevi

 

İnfoteizm İlkeleri



İnfoteizm, Yaradan’ın evrensel yasalarının içerdiği “enformasyon”u, hareketi gerçekleştiren güç olarak kabul eder. Bu anlayışa göre, maddeyi madde yapan , formu ona veren enformasyondur. Madde; enformasyon ve enerji birlikteliği ile oluşur. Darwincilerin ifade ettikleri, cansız maddelerin kendi kendilerini organize ederek , ilk protozoanların ortaya çıkması olayı veya sonucu tesadüflere bağlı olarak değil , evreni sarıp sarmalayan kuantum alanlarının taşıdığı evrensel yasaların işlerliğiyle oluşan, enformasyon / enerji / madde birlikteliği ile meydana gelen bir süreçtir.

 

İNFOTEİZMİN YAŞAM İLKELERİ



Enformasyonun ya da bilişimin sözlük tanımı; “belli bir alanda ve belli bir toplumda, bilgi ve haberlerin yayılmasına olanak sağlayan araçların tümüne verilen addır”. Yaygın anlamda kullanılan enformasyon sözcüğü, her ne kadar “ küçük enformasyon miktarı” gibi matematiksel anlamda tanımlansa da , enformasyonun “hareket” verici soyut özelliği göz ardı edilmektir. Bu özellik de , enformasyonun enerjiye “form” verme niteliği , yani onun temel bir unsur olma vasfıdır. Oysa gerçekte , enerjiye enformasyon vererek enerjiyi maddeye dönüştüren yine enformasyonun kendi öz yapısıdır. Enformasyonun bu özel niteliğini incelediğimizde , enformasyon fenomenini matematiksel olarak araştıran iki bilimsel yaklaşım görüyoruz.

Birincisi , Shannon’nun enformasyon teorisi , diğeri ise değişik bilim adamlarının hala üzerinde çalıştıkları kuantum enformasyon teorisidir. Bu iki teoriyi de kitabımızın önceki bölümlerinde ele almış ve ayrıntılı açıklamalar getirmiştik. Enformasyon ve teizmi birleştiren en çarpıcı etken , Yaradan’ın evreni şekillendirirken kullandığı iki yapı taşının, enformasyon ve enerji olduğu görüşüdür. Her ne kadar İsviçre’nin Cenevre şehrindeki CERN merkezinin, Tanrısal parçacıklarla ilgili sürdürdüğü çalışmalar sonuçlanmadan, İnfoteizm kavramının teizm boyutu henüz kanıtlanamasa da , enformasyon teorilerinin bilimselliği , bu inancın kavram niteliğini güçlendirmektedir. Üstelik CERN başarısız olsa bile , kuantum enformasyon teorisinin ve kuantum bilgi kodlarının şifreleri çözümlenirse; bu durum ortaya çıkabilecek bilgilerin , Tanrısal sistemin kendi öz enformasyonunun kanıtlarını taşıyan parçacıklar olduğuna işaret edebilir.

Bu nedenle , kuantum enformasyon teorisi üstüne yapılan bilimsel çalışmalar , CERN’de sürdürülen araştırmalar kadar önem taşımaktadır. Kanımca , enformasyon olgusunun , bugün geldiği aşama seviyesinde bile , hipotez niteliği taşıdığıdır. Hatırlarsak , henüz teori veya kuram anlamına gelmeyen , kavram ve hipotez olgularına da değinmiştik. Sözlük anlamına göre “kavram” , bir nesnenin ve düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımıdır. Kavram sözcüğü, kavramak anlamına da gelir. Oysa “hipotez” , doğruluğu hipotez testi ve araştırma ya da deney ile test edilmeye çalışılan denemelerdir. Hipotez testinin anlamı, “tahmin sınamaları” olarak açıklanır.

Bu bağlamda örneğin inanç , bir şeye veya bir düşünceye gönülden bağlı olma kavramıdır ama hipotez değildir. Enformasyon her ne kadar soyut bir kavram olsa da, bilişimin öğelerini içerdiği için , hipotez testi ile bilimselliği test edilmiş ve teori niteliği kazanmıştır. Bu durum, hem klasik ve hem de kuantum enformasyon için geçerlidir. Ancak kuantum enformasyon teorisi , henüz kuantum bilgi kodlarının çözümü aşamasına ulaşamamıştır. İnanç , akıl gibi görünmeyendir. Akıl ve inanç birlikteliği var ise, Tanrı’nın varlığına inancımız güçlü olur. Sözü edilen bu birlikteliği bilimsellikle pekiştirebilmekte İnfoteizm inancı veya düşünce sistemi katkı sağlayabilir.

İnfoteizm inancının hareket noktasını, enformasyon fenomenine bağlayabiliriz. Enformasyon kavramının fundamentalleri incelendiğinde , enformasyon ve bilgi unsurları gerçekte bir bütünün ayrılmaz parçaları olarak görülüyor. Prof. Ahmet Orkan , “Bilginin Temel Kavramları” adlı bir çalışmasında , enformasyon ve bilginin birleşim bağlamında değişik yorumlarından şöyle söz ediyor;

• “Enformasyon, anlam katılmış bir veridir ve bilgi, insanların bir şeye anlam katmalarını, dolayısıyla enformasyon üretmelerini sağlar”

• “Enformasyon , ilinti ve amaçla donatılmış veri ve bilgi de, değerli enformasyondur”.

• “Enformasyon anlamsızdır , ancak yorumlandığında anlama kavuşur”.

• “Enformasyon; özel bir durumu, koşulu tanımlamak için organize olan olguları ve verileri içerir , bilgi ise; gerçekleri ve inançları , bakış açılarını ve kavramları , hükümleri ve beklentileri , yöntemleri ve teknik bilgileri içerir”.

• “Enformasyon, anlamlı iletilerin akışı ile başlar , bu iletilerin sonucu olarak taahhüt ve inanç ortaya çıktığında bilgiye dönüşür”.

• “Enformasyon, daha yüksek biçimi olan bilginin tüm tanımları altında yatan hammaddelerine anlam eklenerek ortaya çıkarılmasıdır.

Orkan , bu değerlendirmelerinden sonra , kendi yorumunu şu şekilde yapıyor: “Bilgiden , farklı enformasyon parçacıkları arasındaki ilişkiler anlaşılmalıdır”. Kitabımızın enformasyon teorisi bölümünde , Shannon’un açıklamalarından esinlenerek , enformasyon entropi kavramlarının ilişkilerinden söz etmiş ve enformasyonu , istatistiksel sorularla (evet-hayır , 0-1 , açık-kapalı) test edilmesi neticesinde ortaya çıkan yapılandırılmış bilgi olarak tanımlamıştık ve enformasyonun , alıcının içinde bulunduğu belirsizliği ( parazitleri) ortadan kaldıran bir içerik taşıdığına vurgu yapmıştık. Kanımca Orkan’da , kendi tanımında kullandığı “ilişkiler” saptamasını “yapılandırma” anlamında kullanmıştır.

Gerçekte , enformasyonun babası olarak adlandırılan Shannon’un ifade ettiği gibi “ her şey enformasyondur” anlayışı asırlar öncesine giden bir boyut taşıyor. Sırrın Sırrı kitabımda, yaşamın sırrının çekim yasası ve çekim yasasının sırrının da rezonans olduğunu ayrıntılarıyla açıklamıştım. Çekim yasası , “benzer, benzeri çeker kavramı üzerine yapılandırılmıştır. Benzer , benzeri çeker olgusu gerçekte , benzer enformasyon sinyallerinin frekansı , diğer benzer enformasyon sinyallerinin frekansını çeker anlamını taşır. Düşüncelerimiz neticesinde oluşan bilgilerin , beynin kendine özgü modülatörleri ile sinyallere yüklenmesi sonucunda , düşüncelerimizin duygu dışı algıları enformasyon formatına dönüşür. Ve düşünce, enerji parçacıklarını organize eden morfik (suptil) alanlarla oluşan enformasyon parçacıkları diğer enformasyon parçacıkları ile rezone bir şekilde, yani frekans uyumu sağlanması neticesinde, bir anlamda insanlığı birbirine bağlar ve düşüncelerimiz yanıtlar bulabilir.

Çekim yasası, terim olarak ilk kez 1877 de, Helena Blavatsky’nin ilk ezoterik sırlar kitabı olan “Isıs Unveiled Secrets of the Ancient Wisdom Tradition” (Isis Aydınlatıldı : Eski İlim ve Bilgelik Geleneğinin Sırları) adlı eserinde yer almıştır. Helena Petrovna Blavatsky (1831-1891) , ezoterik felsefe üzerine kitaplar yazmış önemli bir Rus düşünürüdür. Blavatsky ,1873 yılında Amerika’ya göç etmiş ve 1875 yılında New York’da temeli atılan, ilk Teozofi Derneğinin kurulmasına öncülük etmiştir. Bu nedenlerle, Blavatsky’nın ezoterik kitabı , kitabın ismi gibi düşünce ve enformasyon kavramlarının “aydınlatılmasında” önemli bir konuma sahiptir. Hermetizm’in ana kitabı olan “Kybalion”un konusu 7 evrensel yasadır. Söz konusu yedi yasa , çekim yasası olarak adlandırılan , “benzer benzeri çeker” olgusunun temel taşlarıdır. Hermetizm’in birinci yasası “mentalizm” , “her şey akıldır ve evren de akıldır” der. Bu yasanın genel yorumu , her şey düşüncedir ve her düşünce bir enformasyondur anlamını taşır. Shannon’da, 1998 yılında bir vizyonu yakalamış ve “her şey enformasyondur” ifadesi ile tahminen 16.000 sene önceye dayanan, Osiris ve Hermes Thot gibi ruhani liderlerin uzgörüşünü özümsemiştir.

İnfoteizm, Tanrısal bir düşünce sistemidir. İnfoteizm, Tanrı ile evreni bağlayan enformasyon olgusunu, varoluşun temel dinamiği olarak kabul eder. İnfoteizm, teizm inancı ile örtüşen enformasyon kavramının nesnelliği üzerine dayandırılmıştır. İnfoteizm inancı; duygusal, akılsal ve algısal özellikleri bilimsellik birliktelik koşulu ile kavrayan bir inanç sistemidir. Bu nedenle İnfoteizm, 21. Yüzyılın bilgi zenginliğini de harmanlayan , bir düşünüş yapısının özelliğini içinde barındırır.

İnfoteizm’in bir başka amacı da, Darwin’in evrim teorisine karşı , bilimselliği öne çıkaran yeni bir evrim tanıtlamasının temel öğelerini geliştirebilmektir. Evren’in varoluşunun, ateistler ve materyalistlerin ifade ettiği gibi , Yaradan’ın zihninden bağımsız olan bir madde dünyasına dayanmadığını; varoluşun, Yaradan’ın enformasyonuyla evrensel yasaları harekete geçirmesi sayesinde yoktan varedilmesi olduğunu savunan bir anlayıştır. Evrimin iki ayrı aşamada şekillendiğini kabul edersek , birinci aşama olarak tek hücreli canlı organizmanın yoktan varedilmesi sürecini, ikinci aşama olarak da , varlıkların evrimleşme sürecini irdelememiz gerekir. Ateistlerin yaklaşıma göre , başlangıçta ifade ettiğimiz gibi, cansız maddeler kendi kendilerine oluşan bazı tabiat hareketleriyle organize olmuşlardır ve sözünü ettiğimiz birinci aşama sürecinde , tesadüfen tek hücreli canlı organizmanın (protozoan’ın) meydana gelmesi ile evrim başlamıştır.

Oysa İnfoteizm, Yaradan’ın evrensel yasalarının içerdiği “enformasyon”u, hareketi gerçekleştiren güç olarak kabul eder. Bu anlayışa göre, maddeyi madde yapan , formu ona veren enformasyondur. Madde; enformasyon ve enerji birlikteliği ile oluşur. Darwincilerin ifade ettikleri, cansız maddelerin kendi kendilerini organize ederek , ilk protozoanların ortaya çıkması olayı veya sonucu tesadüflere bağlı olarak değil , evreni sarıp sarmalayan kuantum alanlarının taşıdığı evrensel yasaların işlerliğiyle oluşan, enformasyon / enerji / madde birlikteliği ile meydana gelen bir süreçtir. Ancak, evrim olgusunun birinci ayağı olan protozoan’ın yoktan varoluşu , hipotez anlamında kanıtlanamıyorsa da ; İnfoteizm’in, Darwinizme kıyasla, bilimselliğe yakın duruşu nedeniyle, akla daha uygun olduğu iddia edilebilir. İnfoteizm , evriminin ikinci aşamasına , enformasyonu ön plana çıkaran bir bilimsellikle yaklaşır. Yine İnfoteizm’e göre , Darwinizm’in “ doğal seçilim” yaklaşımı, gerçekte Yaradan’ın evrensel yasalarından bir tanesinin tezahürüdür. Başka bir ifade ile , söz konusu evrim tesadüfi evrim değil , Yaradan’ın evrimidir.

İnfoeizm’in bir diğer ilkesi ilahi adalete duyulan inançtır. İlahi Adalet, Tanrı ile ilgili ve Tanrı’ya özgü olan ve herkese uygun düşeni kendi hakkı olarak veren Tanrısal adalettir. Tanrı’nın adaleti sonsuzluk kavramını da içerir , oysa kul, yaşamda olanları kısıtlı bir zaman dilimi içinde ve bütüne vakıf olmadan sınırlı bir akıl gücü ile değerlendirdiğinden , ilahi adaletin hikmetini her zaman kavrayamıyabilir. İslam’da dinin temel esaslarından biri adalettir. Allah Alim’dir, Kadir’dir (gücü herşeye yeter), Adil’dir, Hakim’dir, Rahman ve Rahim’dir (merhamet eden, esirgeyen ve bağışlayandır). Adaletin özünde “herşeyi yerinde kılmak” vardır.

Bu anlama göre; Hakim, Rahman, Rahim ve diğer sıfatların tümünün esası adalettir. Allah kulları arasında ayırım yapmaz, kimsenin hakkını diğerine vermez ve kimsenin hakkını kaybettirmez. O, tam anlamıyla adaletlidir ve bunu kendi evrensel yasaları ile yönetir. Demokrasilerin devlet yapılarında olduğu gibi; yürütme, yasama ve yargı erkleri Tanrı’nın evrensel yasalarında gizlidir. Ancak Tanrı’nın adaleti herşeyde eşitlik anlamına gelmez, önemli olan evrensel yasalara gösterilen uyumdur. İlahi Adalet eşitliği esas tutar ancak hak etmiş olmak ve yaraşırlık/uygunluk önemli unsurlardır.

Nasıl devlet yapısının 3Y ilkesi var ise, yaşamda başarılı olmanın da 3Y ilkesi vardır. Bunlar; Yeterli, Yetenekli ve Yerinde olabilmektir. Aslında adalet, her bireyin hak ettiği ölçüye göre pay sahibi olmasıdır da. İlahi Adalet işleyişi genellikle depremler, su baskınları ve genel facialar gibi felaketler nedeniyle, maddeci ve materyalistler tarafından Tanrı’nın varlığını inkar etmenin savı olarak kullanılmış ve halen kullanılmaktadır.

Örneğin Dawkins “Tanrı Yanılgısı” kitabında yine ateist düşünce kirmenisini eline alır ve “Tanrı’nın Olasılığı” (The Probability of God) adlı kitabın yazarı teorik fizikçi Stephen Unwin’e kitabı ile ilgili de atıfta bulunur; Unwin’e göre kötülüğün varlığı, özellikle de deprem ve tsunami gibi doğal afetler, Tanrının var olma olasılığını oldukça düşürmektedir. Takdiri ilahi ilahiyatçılarının uykusunu kaçırmaktadır. Felsefi Oxford sözlüğü kötülük sorununu geleneksel teizme en güçlü itiraz olarak verir. Ancak bu yalnızca, iyi bir Tanrı’nın varlığı aleyhindeki bir kanıttır.

Ne yazıktır ki, ateistler tüme varmayan akılsal yürütmeler ve lafazanlıklarla evrendeki her felaketi, kendilerine göre “var olmayan Tanrı”nın suçu olarak göstermek garabeti içine düşmüşlerdir. Eğer Tanrı yoksa, söz konusu felaketler nedeniyle tesadüflerin tezahürü olan kendi “akıllı maddeleri”ni niye suçlamıyorlar? Oysa yapmaları gereken Tanrısal sistemin evrensel yasalarını 21.yüzyıl biliminin özdekselliği ile ontoloji, kozmoloji ve astronomi disiplinleri bağlamında irdelemeleri ve bu felaketlerin nedenlerini araştırmaktır. Özellikle, evrensel yasaların ; aktarım, ritim ve etki-tepki prensipleri, doğasal felaketlerin nedenleri hakkında aydınlatıcı bilgiler içerir. Önemli olan az bilgiyle karar vermede acele edilmemesidir. Aynen Kur’an-ı Kerim’in buyurduğu ; “Size ancak az bir ilim verildi”(Isra, 85) ayetinde söylendiği gibi.

Yaşamda oluşan hoşa gitmeyen her olayın bir nedeni vardır. Aktarım prensibine göre “belirli şeyler belirli bazı diğer şeylere tekabül eder”. Yani bir takım şeyleri harekete geçirmek için, o şeylere tekabül edenlerin uyarılması ve bu uyarılar nedeniyle tedbirler alınması gerekebilir, tıpkı kimi doğal felaketlerde olduğu gibi. Diğer yandan kişisel trajedilerde örneğin bir bebeğin ölümcül bir hastalığa yakalanması, bir durakta bekleyen kişiye bir aracın çarpması ve savaşlarda ölen bigünah insanlar karşısında bu olayların nedeni ile ilgili zorunlu önlemlerin alınması toplumların görevi olmalıdır. Sonuçta, İlahi Adalet vardır ve bu adalet evrensel yasaların içinde saklıdır. Bu fenomeni kavrıyamıyan insan aklının kısıtlılığıdır / sığlığıdır.

Hermetik kozmik yasalar ile çağımızda çerçevelendirilen evrensel yasaların içeriğindeki benzeşme aşağıdaki açıklamalarda fark edilecektir:



EVRENSEL YASALAR

Kaynak : Dr. Milanovich, Dr. Mc Cune



1. İlahi Birlik (The Law of Divine Oneness)

2. Titreşim (The Law of Vibration)

3. Eylem (Olumlu Düşünme) (The Law of Action)

4. Aktarım (The Law of Correspondence)

5. Etki – Tepki ( The Law of Cause and Effect)

6. Ödünleme (The Law of Compensation)

7. Çekim (The Law of Attraction)

8. Dönüşüm (The Law of Perpetual Transmutation of Energy)

9. Görelilik (The Law of Relativity)

10. Polarite (The Law of Polarity)

11. Ritim (The Law of Rythm)

12. Cinsiyet (The Law of Gender)





HERMETİK KOZMİK YASANIN PRENSİPLERİ

Kaynak : Kybalion



1. Mentalizm ( Mentalism)

2. Titreşim (Vibration)

3. Aktarım (Correspondence)

4. Etki – Tepki (Cause and Effect)

5. Polarite (Polarity)

6. Ritim (Rythm)

7. Cinsiyet (Gender)



İnfoteizmin kavramsal ilkelerini ise, bu açıklamalardan sonra, şöyle özetleyebiliriz;

• Birinci ilke- Infoteizm , Tanrısal sistemin enformasyonuna odaklanan bir düşünce sistemidir. Bu anlamda enformasyon Tanrının bilgisinin tezahürüdür. İnfoteizm’in tanımı “felsefi gerçekler” bilimselliğinin teizm inancı ile ilgili mantık ilkelerine uygun bir muhakemeyi genelde içeren , “hakikat” ve bilimsellik anlamındaki kavramlar üzerine kurgulandırılmıştır .

• İkinci ilke- Yaradan’ın, evreni ve varoluşu şekillendirilmesindeki temel taş, enformasyondur. İnfoteizm anlayışında Tanrının bilgisi sadece antropik prensibi bağlamında değil, tüm canlılara göre tasarlandığı kabul edilir.

• Üçüncü ilke- İnfoteizm, Büyük Patlama ile başlayan evrimin yaratıcısını “Yaradan” olarak sıfatlandırır ve teizm inancını destekler .

• Dördüncü ilke- İlk protozoan’ın yoktan varoluşu , Yaradan’ın Tanrısal sisteminin evrensel yasaları nedeniyle gerçekleşmiş ve aynı yasalar,enformasyon temelli evrenin evrim sürecini başlatmıştır .

• Beşinci ilke- Tanrı kendi evrensel yasalarının gereği olan enformasyon fenomeni ile olacakları “bilir” ve kendi takdirini kullanarak olacakları yeniden belirleyebilir.

• Altıncı ilke- İnfoteizm enformasyon fenomeninin rezonans mekanizmasına inanır. Dualar, evrendeki Tanrısal yasaların bilgilerini taşıyan parçacıklar ile rezone olarak, yanıtlar bulabilir.

• Yedinci ilke- İnfoteizm , evrensel yasaların yazının girişinde saydığımız oniki yaşam ilkesini kabul eder ve İlahi Adalet’e inanır.

Sonuçta, evrimi başlatan , Yaradan’ın enformasyon fenomeni ; evrim sürecinin tekamülünü sonsuza dek sürdürecektir. İnfoteizm, hem bir felsefi görüş, hem de bilimselliği hedefleyen bir düşünüş ve inanç sistemidir. İnfoteizm’in amacı; teizm inancındaki semavi dinlerin, özellikle ateistlere ve agnostiklere karşı Tanrı olgusunu bilimsellikle savunabilecekleri, akla uygun güçlü bir düşünce biçimini ortaya koyabilmektir.

HABERLER

< >
  • Kanser hastalarına kemoterapi yerine akıllı ilaç tedavisi

    Akciğer teşhisi konan hastaya kemoterapi yerine akıllı ilaç tedavisi uygulanmaya başlandı. Peki kanser tedavisinde kemoterapi yerine akıllı ilaç kullanmanın avantajları, etkileri neler? Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kanser hastalarına kemoterapi yerine akıllı ilaç yöntemi uygulanıyor.
    HT: 10.12.2017 haberturk.com

    Devamını Oku

  • Omega 3 nedir? Omega 3 faydaları nelerdir? Omega 3 nelerde bulunur?

    Semizotu gibi yeşil bitkiler, somon, sardunya, hamsi, uskumru gibi balıklar, badem, fındık, ceviz, ketentohumu, avakado gibi yiyeceklerde bol miktarda Omega 3 bulunur. Yeterince balık tüketilemiyorsa bu ihtiyaç Omega 3 balık yağıyla da giderilebilir.
    HT: 10.12.2017 haberturk.com

    Devamını Oku

  • Soğuk hava baş ağrısı yapar mı? Migreni tetikler mi?

    Migren hastalarının hemen hemen yarısı hava durumu değişimlerine karşı duyarlıdır. Nöroloji Uzmanı Dr. Aylin Öztürk Yavuz “Hava durumuyla ilişkili olarak migreni tetikleyen durumlar arasında aşırı soğuk ya da sıcak hava, yüksek nem oranı, fazla kuru hava, parlak güneş ışığı, rüzgar ve fırtına, hava basıncı değişiklikleri geliyor” diyor.
    HT: 07.12.2017 haberturk.com

    Devamını Oku

tüm haberler

 
hile muzik dinleyelimizmir escort bayan izmir escort instagram takipçi hilesifoça escort alsancak escort