Herbert Spencer

 

Herbert Spencer, (1820 - 1903) Ünlü İngiliz filozofu ve sosyoloğu.

1820 yılında Derby'de doğmuştur. Kırk yaşına kadar sistematik bir eğitim almamasına, okumayı fazla sevmemesine karşın birçok bilim dalında binlerce fikir ortaya atmış, ve "evrim" teorisinde Charles Darwin'in bir numaralı rakibi olmuştur. Edindiği büyük başarıları mükemmel gözlem yeteneğine borçludur, yaptığı gözlemlerle binlerce fikrini destekleyecek olguları bulmuştur.

 ‘Evrim’ (evolution) kavramının popüler bir kavram olmasını ilk olarak sağlayan kişidir. Evrim kuramının gelişiminde ve kabulunde en az Charles Darwin kadar büyük bir rol oynamış, bugün evrim kuramını açıklarken kullanılan birçok terimi de ilk kez o kullanmıştır. Darwinci çizgide Evrim Teorisi’ni savunan birçok biyolog, Evrim Teorisi’nin, her bir sonraki formun mutlak surette bir önceki formdan daha gelişmiş olması gerektiğini ileri sürmediğini (veya sürmemesi gerektiğini) söylemelerine rağmen;  ‘evrim’ kavramı yaygın olarak, ‘sürekli gelişmeyi ifade eden’ anlamında anlaşılmıştır.

Spencer’ın Evrim Teorisi; ‘evrim’in, Güneş Sistemi’nden Dünya’mıza, Dünya’mızdan tüm canlıların bedenlerine, canlıların bedenlerinden sosyolojik yapılarına kadar gerçekleşen bir yasa olduğunu ileri sürer. Spencer, her alana uyguladığı ‘evrim’ kavramını dillere bile uygular ve dillerin, ortak ilkel bir kökenden yavaş aşamalarla evrimleştiğini savunur. Çeşitli kelimelerin ve tamlamaların kökenine inerek, genel ‘evrim yasası’nın dillerde nasıl rol oynadığını göstermeye çalışır. Spencer, dinlerin, ilk ve temel kaynağını atalara tapınmada bulduğunu söyler ve kişisel tanrılara tapınmaya geçişi de dildeki değişimlere bağlar.


Spencer, kendi döneminde büyük etkisi olan Newton’un fizik sistemi ile Comte’un toplumlara evrimci yaklaşımının ve pozitivizminin etkisi altındadır. O, etkisi altında olduğu fiziksel yaklaşımdan sosyolojik yaklaşıma kadar geniş bir alanı evrim ile birbirine bağlamıştır. Hegel dahil hiçbir felsefeci, ‘evrim’ kavramına Spencer kadar felsefesinde merkezi bir rol vermemiştir. O, Hegel’in ‘evrim’i Mutlak’ın gerçekleştirdiği tinsel bir süreç olarak açıkça tarif etmesinden de, etkisinde olduğu Comte’un pozitivizmindeki çizgiden de ayrılır. ‘Evrim’in, bir zorunluluk olduğunu ve Bilinemez’in, Kavranamaz Kudret’in kendisini belli etmesine yarayan bir gerçeklik olduğunu söyler.

Ayrı ayrı olguların değerlendirilmesinde evrimin sentetik bir düzen içinde anlaşılacağını ve tecrübelerimizi aşan gayesel bir gerçek olduğunu belirtir. Spencer’a göre, somut yorumlamaların hepsini birleştirip bütünleştiren tek gerçek; belirtileri daima değişen, ama geçmiş ve gelecek zamanda değişmez olan bir Kuvvet’i tanıyıp kabul etmektir. Bilimin de metafiziğin de teolojinin de kendisine gitmekte oldukları hedef böyle bir neticedir.
Spencer’ın biyolojik Evrim Teorisi evrensel bir ‘evrim’ yaklaşımının alt kümesidir. Bu yönüyle Lamarck’ın, Darwin’in ve Wallace’ın biyoloji merkezli Evrim Teorileri’nden ayrılmaktadır.

Spencer’ın genel ‘evrim’ yaklaşımında, basit ve homojen bir halden kompleks ve heterojen duruma geçiş esastır. Aynı şekilde bireylerin gelişiminin de bu esas çerçevesinde oluştuğunu savunur, ünlü biyolog Wolff ve Von Baer’i takip ederek, homojen bir yumurtadan canlının değişik bölüm ve organlarının evrimleşmesini, iddiasına delil olarak gösterir. Bu daha önce incelenen sıralı oluş teorisi ile ilişki kurularak Evrim Teorisi’nin savunulmasıdır.

 

Spencer, her ne kadar ‘Sosyal Darwinizm’ ile özdeşleştirildiği için daha çok Darwin ile arasında bağ kuruluyorsa da aslında o, biyolojide Lamarck’ın takipçisidir. 1852 yılında, Darwin daha ‘Türlerin Kökeni’ kitabını yazmadan yedi yıl evvel, Lamarck’ın Evrim Teorisi’ni, embriyolojiden örneklerle birleştirip savundu. Spencer, Lamarck’ı takip ederek sonradan kazanılan özelliklerin aktarılmasının biyolojik evrimin temel mekanizmasını oluşturduğunu söyledi. Kendisi, kalıtım ile ilgili genel bir teori ortaya süren ilk kişi olarak gösterilir. Bu yaklaşıma göre; türe özel, kendini yenileyen fizyolojik parçacıklar çevreye cevap verme ve böylece sonradan kazanılan özellikleri aktarma yeteneğine sahiptirler.

 

Darwin, sonradan kazanılan özelliklerin aktarılmasını, ‘doğal seleksiyon’ mekanizmasının temel olduğu bir sistemin yan bir mekanizması olarak değerlendirdi. Weismann, sonradan kazanılan özelliklerin aktarılamayacağını deneyleriyle gösterip sadece ‘doğal seleksiyon’un yeterli olduğunu kabul etti. Bu, Lamarck’ın Evrim Teorisi’ni yıkıyor ve Darwin’in Evrim Teorisi’ni yaralıyordu. Fakat diğer yandan Evrim Teorisi’nin savunulması için ‘doğal seleksiyon’ ön plana çıktı ve zamanla Darwinizm’in rakibi Lamarckçılık (biyolojik bulgular arttıkça Weismann destek kazandı) tamamen gözden düştü.

Spencer, Weismann’ın sonradan kazanılan özelliklerin aktarılamayacağı görüşüne itiraz etti. O, yeni bir yapı evrimleştiğinde, vücudun geri kalanının ona uyum sağlaması gerektiğini ve tesadüfi değişikliklerin hep beraber doğru zamanda gerçekleşmesini beklemenin mümkün olmadığını ileri sürdü. ‘Doğal seleksiyon’ bir tek organdaki değişikliği açıklayabilirdi, ama birbirine entegre tüm bir vücudu açıklamakta yetersizdi. Ayrıca Lamarckçılık, kullanılmayan organların toptan yok olmasını açıklayabiliyorken, ‘doğal seleksiyon’ bütünüyle elenmeyi açıklamakta zorluklara sahipti. Spencer, kullanılan organların geliştiğini ve kullanılmayan organların yok olduğunu söyleyen Lamarckçılığın, evrim için açıklayıcı bir mekanizma ileri sürdüğünü düşünüyordu.

Aslında Spencer, ‘doğal seleksiyon’un içinde bulunduğu zorlukları doğru tespit etmişti, yoksa, sosyolojik görüşünde ‘doğal seleksiyon’a yer veren Spencer’ın, eğer yeterli görseydi, ‘doğal seleksiyon’ merkezli bir Evrim Teorisi’ne itiraz etmesi için neden yoktu. ‘Doğal seleksiyon’, Spencer’ın itiraz etmediği, fakat ikinci dereceden önem verdiği bir mekanizmaydı. Bu tavır Darwin’in yaklaşımının tam tersidir. Gelişen biyoloji bilimi Weismann’ı haklı çıkardı, sonradan kazanılan özellikler aktarılamıyorsa evrimin doğru olamayacağını söyleyen Spencer, Weismann’ın görüşünün biyolojiye tamamen hâkim görüş olduğunu göremeden öldü.

 

Spencer’ın Evrim Teorisi açısından bir önemi de onun ‘evrim’ kavramını popülarize etmesinin yanında, ‘en uygun olanın yaşaması’ (survival of the fittest) deyimini ilk kullanan kişi olmasıdır. Spencer’ın günümüzdeki şöhretinin en önemli sebebi, genel evrimsel felsefesinden ve biyoloji alanındaki yaklaşımından ziyade, Evrim Teorisi’ni sosyoloji ve etik alanına uygulamasını ifade eden ‘Sosyal Darwinizm’ diye anılan görüşüdür. Buna göre, doğadaki evrimsel süreçten insanlar ve toplumlar için reçeteler çıkartılır.

Fizik ve biyoloji bilimleriyle, siyasi ve toplumsal liberalizmden oldukça etkilenmiş olan Spencer’in felsefesinin temelinde evrim düşüncesi vardır. Bilimle dini uzlaştırmayı ve böylelikle de felsefeye yer açmayı amaç­layan Spencer’a göre, felsefe tüm diğer bilim­lerden genelliğiyle ayrılır. Felsefedeki teori­lerin varolan her şey için geçerli olduğunu öne süren Spencer, evrim öğretisini bu duru­mun tek istisnası olarak görmüştür. Evrim teorisinin deneysel ola­rak test edilebilir, savunulup temellendirile­bilir bir teori olduğunu belirten Spencer, ba­sitten karmaşığa, homojen olandan heterojen olana doğru gerçekleştiğini düşündüğü evri­min, doğadaki, toplum ve ahlâki yaşamdaki örneklerini gözler önüne sermeye çalışmıştır.

 Epistemoloji alanında, insan varlığının bilgisinin sınırlı olduğunu, bizim yalnızca fenomenleri bilebileceğimizi öne süren Spencer, bir yandan da bu feno­menlerden, her şeye karşın Bilinemez Olanı, fenomenlerin kaynağı ve evrimin temeli olan Kavranamaz Gücün varlığını çıkarsa­yabileceğimizi savunmuştur. O, ilerlemenin bir rastlantı, insanın kontrolü altındaki bir şey olmayıp, bir zorunluluk olduğunu belirt­miş, yaşamın, içsel olanın dış çevreye uyar­lanmasından başka bir şey olmadığını iddia etmiştir.

Siyaset alanında bireyciliği sa­vunmuş, yaşam, zihin ve toplumu madde, hareket ve güç aracılığıyla açıklamaya çalış­mış olan Spencer, ahlâkın doğal bir temeli olduğunu, ahlâki sonuçların genel evrim ya­sasını izlediğini öne sürmüştür.1851'de yazdığı ilk kitabı "Toplumsal Statik", insan haklarının gelişimini, ve bireysel özgürlüklerin savunusunu evrimsel bir teoriyi temel alarak açıklar. 1858'de evrim teorisini biyoloji bilimi ile sınırlamayıp, bu teoriyi bütün bilimlere uygulamak fikri kafasında belirdi.

1862'de dokuz ciltlik şaheseri Sentetik Felsefe'yi yazmaya başladı. Sentetik felsefe kısaca, birçok farklı bilim dalına evrim teorisini uygulamayı konu alır. Bu şaheserin en çok dikkat çeken, ve Spencer'ın da üzerinde en çok çalıştığı bölüm, sosyoloji'ye evrim teorisinin  uygulanmasını, toplum evrimini inceleyen, "Sosyoloji İlkeleri" adlı 3 cilttir. "Biyolojinin İlkeleri" , ve "Ahlâkın İlkeleri" bu şaheserin üzerinde en çok konuşulan ve kuşkusuz bilim dünyasına en çok katkıda bulunan diğer bölümleridir.



HABERLER

< >
  • Kanser hastalarına kemoterapi yerine akıllı ilaç tedavisi

    Akciğer teşhisi konan hastaya kemoterapi yerine akıllı ilaç tedavisi uygulanmaya başlandı. Peki kanser tedavisinde kemoterapi yerine akıllı ilaç kullanmanın avantajları, etkileri neler? Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kanser hastalarına kemoterapi yerine akıllı ilaç yöntemi uygulanıyor.
    HT: 10.12.2017 haberturk.com

    Devamını Oku

  • Omega 3 nedir? Omega 3 faydaları nelerdir? Omega 3 nelerde bulunur?

    Semizotu gibi yeşil bitkiler, somon, sardunya, hamsi, uskumru gibi balıklar, badem, fındık, ceviz, ketentohumu, avakado gibi yiyeceklerde bol miktarda Omega 3 bulunur. Yeterince balık tüketilemiyorsa bu ihtiyaç Omega 3 balık yağıyla da giderilebilir.
    HT: 10.12.2017 haberturk.com

    Devamını Oku

  • Soğuk hava baş ağrısı yapar mı? Migreni tetikler mi?

    Migren hastalarının hemen hemen yarısı hava durumu değişimlerine karşı duyarlıdır. Nöroloji Uzmanı Dr. Aylin Öztürk Yavuz “Hava durumuyla ilişkili olarak migreni tetikleyen durumlar arasında aşırı soğuk ya da sıcak hava, yüksek nem oranı, fazla kuru hava, parlak güneş ışığı, rüzgar ve fırtına, hava basıncı değişiklikleri geliyor” diyor.
    HT: 07.12.2017 haberturk.com

    Devamını Oku

tüm haberler

 
hile muzik dinleyelimizmir escort bayan izmir escort instagram takipçi hilesifoça escort alsancak escort