Gereksiz antibiyotik kullanımı kalın bağırsak kanseri riskini artırıyor

,

Antibiyotikler bağırsak mikrobiyatasında değişikliklere neden olur. Bu da karında gaz, kalın bağırsak iltihabı, karaciğer yağlanması ve kolonda bazı olumsuzluklara neden olabilir. Prof. Dr. Vedat Göral, son yıllarda yapılan çalışmaların çocuk ve gençlerde bilinçsiz antibiyotik kullanımının ileri dönemde kolon kanseri gelişme riskini ortaya koyduğunu söyleyerek konu hakkında bilgi verdi.

Antibiyotikler, enfeksiyon hastalıkları ile savaşta çok etkili ilaçlardır. Bu ilaçlar sayesinde, bakterilere bağlı enfeksiyon hastalıkları tedavisi başarıyla yapılmakta, enfeksiyonlara bağlı ölümler azalmaktadır.

Antibiyotikler, virüslere karşı etkili olmamaktadır. Bazen bilinçsizce ve gerek yokken, hafif bir ateş, hafif gribal enfeksiyon, soğuk algınlığı veya kırgınlıkta, hemen antibiyotik kullanılmaktadır. Bu çoğu kez doğru değildir.

Toplumda antibiyotik kullanımı giderek artmaktadır. Bu olay, ulusal ve uluslararası tıp camiasında endişe yaratmaktadır. Amerika’da bile yüzde 30’lara varan, gereksiz antibiyotik kullanımı bildirilmektedir.

Doktor önermedikçe ve gerekmedikçe, antibiyotikler kullanılmamalıdır. Çünkü ağız yolu ile kullanılan antibiyotikler bağırsaklarda iyi bakterileri öldürmekte ve bağırsak mikrobiyatasında değişikliklere neden olmaktadır. Bu da karında gaz, kalın bağırsağın iltihabi hastalığı, karaciğer yağlanması ve kolonda bazı olumsuzluklara neden olabilmektedir.

Son yıllarda yapılan bazı yayınlar, çok sık ve gereksiz antibiyotik kullanılması ile kalın bağırsak kanseri arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştur. Antibiyotikler, kalın bağırsak kanseri yapmaz ancak genetik ve aile öyküsü olan kişilerde, uzun süre ve gereksizce antibiyotik kullanılması, kalın bağırsak kanserine gidişi tetikleyebileceğine ait çalışmalar bildiriliyor. Bu oldukça önemli bir konudur.

73 bin 550 kalın bağırsak kanseri hastası grubunda, geniş spektrumlu antibiyotik kullanımının, önemli bir risk faktörü olabileceği bildirilmektedir. Özellikle kalın bağırsağın, sağ kısmındaki kanserde artış olabilmektedir.

İngiltere’de yapılan bir çalışmada bu riskin, 50 yaş altındakilerde yüzde 50 daha fazla olduğu, 50 yaş üstünde riskin yüzde 9 olduğu bildirilmektedir. Bu risk, her antibiyotikte olmayıp, bazı antibiyotiklerde olabilmektedir.

Özellikle kinolon grubu ve sulfonamid/trimetoprim kombinasyonu içeren antibiyotik ilaçların, çok sık ve uzun süreli kullanılmaması önerilmektedir. Antibiyotik kullanımına bağlı kanser gelişmesi, böylece büyük oranda önlenebilecektir.

Sonuç olarak antibiyotiklerin, kansere neden olmada, rol oynayıp oynamadığını veya sadece ilişkili olup olmadığını daha iyi anlamak için, daha çok merkezli araştırmalara ihtiyaç duyulacaktır. Bu konudaki çalışmalar devam etmektedir. Özellikle potansiyel olarak, genetik olarak kalın barsak kanseri riski olanların, ayrıca genç ve 50 yaşın altındakilerin, bu konuda çok dikkatli olması gerekmektedir.

Kaynak: Milliyet 06.09.2021  www.milliyet.com.tr